Koşma nedir?

Türk halk şiirinin en yaygın nazım şekillerinden biridir. Sazla birlikte söylenir. Şiirle müziği bir araya getirdiği için bu adı alır. Genellikle koşma, 7 veya 11 heceli mısralarla düzenlenir. Dörtlüklerinin sayısı 3 - 4 - 5 - 6 olabilir. Konuları da daha çok aşk, özlem, tabiat güzelliği ve sevgidir. Halk edebiyatımızda doğa, aşk, ölüm, ayrılık, yiğitlik, toplumsal olaylar gibi konuların işlendiği en sık kullanılan şiir türü. Dörder dizelik bendlerden oluşur. Koşma en az 3, en çok 5-6 dörtlük olur (az da olsa, dörtlük sayısı 6'dan çok olanlar da vardır). (Hece ölçüsünün 6+5 veya 4+4+3 duraklı 11'li kalıbıyla yazılır.

Ozan koşmanın son dörtlüğünde ismini ya da tapşırma'sını söyler. (Tapşırma, ozanın şiirde kullandığı takma addır; divan şiirinde buna "mahlas" denir.) Koşmalar dile gitirilen duygular ve söylenişlerine göre koçaklama, güzelleme, taşlama, ağıt gibi isimler alır. Karşılıklı konuşma şeklinde yani "dedim" "dedi" diye başlayan dizelerle de söylenebilir. Bu tür koşmalara "müracaa" ismi verilir. Bütün kafiyeleri cinaslı olan koşmalara "tecnis" denir.

Ezgi ile söylenen koşmaların 7'li ve 8'li biçimlerine de rastlanır. Konusu lirik duygulardır. Aşk, üzüntü, acı, hasret, sitem, doğa ile ilgili konular koşmanın başlıca içerikleridir. Koşmanın güzelliği anlatan türüne güzelleme, kahramanlığı anlatan türüne koçaklama, toplumsal yergi ve eleştiriyi içeren türüne taşlama, ölen bir kişinin arkasından duyulan üzüntüyü dile getiren türüne ağıt denir.

Koşma sözcüğü, koş- eylem kökünden türemiş bir kelimedir. Bugün koşmak fiili:"Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek ve birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek anlamlarında kullanılsa da; bu sözcük Türkçenin erken dönemlerinde türkü düzmek anlamında da kullanılmıştır. Örneğin koş- eyleminin Divanu Lügati't-Türk'te bir anlamının da türkü düzmek olarak kaydedildiği bilinmektedir. Buradan dolayı; koşma ve koşmanın proto varyantı olan koşuk koş- eylem kökünden türemiş kelimelerdir.

Şaman gelenekleriyle yaşayan ilk Türk topluluklarında müzik ve şiir birbirinden ayrı düşünülemez; kopuz denilen temel Türk sazıyla baksıların söylediği koşuklar daha sonra gelişerek; çöğür çalan halk ozanları geleneğinin bir başlangıç türevi özelliğini göstermiştir. Bunun için ilk dönemlerde türkü düzmek ve şiir söylemek birbiriyle tutulmuş, koşuk sözcüğü böylece ortaya çıkmıştır. Koşuklar; günümüz koşmaları gibi birçok kez dörtlüklerden oluşmuş (istisnaları vardır) ve hece ölçüsüyle söylenmiştir.[10]Ayrıca Kaşgarlı Mahmut koşuk sözcüğünü koşug biçimiyle kullanmış ve açıklamasını şiir, kaside olarak vermiştir.

Yapıtta koşmanın ilkel şekli olan koşuk, ilk dönem Türk edebiyarında şiirle eş tutulmuştur. Koşma türünün özelliklerini ele alacak olursak, genellikle 3 veya 5 dörtlük şeklinde yazılmaktadır. Ölçü ve uyak konusunda oldukça önemli ve uyumludur, ayrıca beste uyumu da en az ölçü ve uyak uyumu kadar önem taşır. Koşma din dışında bütün konularda söylenmesine izin verilir. Koşma türleri veya koşma çeşitleri konularına göre 4"e ayrılmaktadır.

Güzelleme: İnsan yada doğa ya övgü.
Koçaklama: Yiğit, yürekli yada meydan okuma tarzında.
Ağıt: Ölülerin ardından duyulan yas.
Taşlama: Eleştiri, yada aşağılama şiirleri.

Sözlükte "koşma" ne demek?

1. Koşmak eylemi.
2. Sazla okunmak için hece ölçüsüyle yazılmış, ilk dörtlüğün birinci, ikinci ve dördüncü dizeleriyle öteki dörtlüklerin dördüncü dizeleri birbiriyle, kalan dizeler de kendi aralarında uyaklı, konuları sevgi ve doğa olayları olan bir halk koşuğu.
3. Bir halatı, ağacı pekiştirmek için yanına konulan halat ya da ağaç.

Koşma kelimesinin ingilizcesi

[KOSMA] n. running, run, racing, rush